Hristiyan İnancında Vaftiz Nedir?

jesus christ, baptism, iconography-1754119.jpg

Bu yazıda Ortodoks Kilisesine göre vaftizin inancımızın ne olduğunu tüm detaylarıyla iki kaynaktan yaptığım çevirilerle anlatacağım: Biri “Orthodox Study Bible” olarak bilinen kitapta Kutsal Vaftiz hakkındaki makale, diğeri de Şam’lı Aziz Yuhanna’nın “Exposition of the Orthodox Faith” (Ortodoks İnancının Açıklanması) kitabındaki bazı bölümler üzerinden olacaktır.

“Orthodox Study Bible” Kutsal Vaftiz Makalesi:

Vaftiz nedir? Basitçe ifade etmek gerekirse vaftiz, İsa Mesih ile birlik içinde ölmemiz, gömülmemiz ve dirilmemizdir. Allah’ın Krallığı’na ve sonsuz yaşama giriş olarak Mesih tarafından Kilise’ye verilen bir giriş törenidir. Resul Pavlus, Allah’ın bu Gizem’deki (Sakrament) vaadini en özlü şekilde şöyle yazarak açıklar: “Bu nedenle, Mesih Peder’in yüceliğiyle nasıl ölümden dirildiyse, biz de öylece yaşamın yeniliğinde yürüyelim diye, vaftiz yoluyla O’nunla birlikte ölüme gömüldük” (Romalılar 6:4). Vaftiz ne demektir sorusunu cevaplamamız gerekirse, kelime anlamıyla “suya tamamen batırmak, yıkamak” demektir. Tarihsel olarak Ortodoks Kilisesi ” Peder, Oğul ve Kutsal Ruh adına” üç kez suya batırarak vaftiz etmiştir (Matta 28:19). Eski Ahit’te vaftiz, Allah’ın halkının Hz. Musa ile birlikte Kızıldeniz’den geçişi ile tasvir edilmiştir (1. Korintliler 10:1, 2). Eski Ahit’in son peygamberi olan Vaftizci Hz. Yuhanna tövbe için suda vaftiz etmiştir (Markos 1:4; Resullerin İşleri 19:4). İsa, Hz. Yuhanna’nın vaftizini alıp suyu ve vaftizin kendisini, Yeni Ahit’te Allah’ın Krallığı’na girmemizi sağlayan araca dönüştürmüştür (Yuhanna 3:5), vaftizte biz Mesih’e katılırız (Romalılar 6:3) ve günahlarımızın bağışlanmasını ve Kutsal Ruh armağanını alırız (Resullerin İşleri. 2:38). Vaftizin sonucu nedir? Kilise, başından beri vaftizi şu şekilde anlamıştır:

  1. Birinci ve ikinci ölüm. Vaftizde Mesih’le birlikte ilk ölümümüz, O’nunla birlikte Çarmıh’ta ölümümüzdür. Dördüncü yüzyılda, Kudüslü Aziz Kiril yeni imanlılarına şu talimatı vermiştir: “Ellerinizden tutularak kutsal vaftiz havuzuna götürüldünüz … ve her birinize Peder’in, Oğul’un ve Kutsal Ruh’un ismine inanıp inanmadığınız soruldu. Ve bu kurtarıcı itirafı yaptınız, suya indiniz ve üç kez tekrar çıktınız. Aynı anda öldünüz ve doğdunuz.” Vaftizin ikinci ölümü yaşamın yeniliğinde yürürken her gün günaha sürekli ölmektir. Aziz Pavlus Koloselilere vaftiz hakkında yazar (Koloseliler 2:12) ve sözlerini şöyle bitirir: “Bu nedenle yeryüzündeki üyelerinizi, zinayı, pisliği, tutkuyu, kötü arzuyu ve putperestlik olan açgözlülüğü öldürün” (Koloseliler 3:5).
  2. Doğruluğun dirilişi. Bu bizim Mesih’teki yaşamımız, yeni doğuşumuz ve “yaşamın yeniliği” (Romalılar 6:4) olan Allah’ın Krallığı’na girişimizdir (Yuhanna 3:3). Bu, yüceltilmiş insanlığında Mesih’e katılmamız ve Allah’ın Kendisinin ruhumuza dahil edilmesidir (Yuhanna 14:23). Allah’la olan ilişkimiz statik bir şekilde ilahi bir yargıç tarafından bize verilen yasal bir kurgu değildir. Aksine bu, Mesih’te sonsuz yaşam vaadini taşıyan dinamik ve hakiki bir yaşamdır. Şimdi yeni yaşama dirilişimiz, Mesih’in ikinci gelişinde bedenimizin dirilişine bir başlangıç oluşturur.
  3. Allah’la yakın ve sürekli bir birliktelik. Yeni yaşama bir amaç için yükseltildik: Allah’la birlik ve beraberlik. Bu anlamda vaftiz sonsuz yaşamın başlangıcıdır, bu nedenle Petrus vaftizin artık bizi kurtardığını yazar (1. Petrus 3:21). Vaftiz sadece bedenlerimizden kiri temizlemekle kalmaz, bize Allah’a karşı iyi bir vicdan sağlar. Bu vaatler nedeniyle rahip yeni vaftiz olanlar için dua eder ve “layık olmadığımız halde bize kutsal suyla kutsanmış arınma ve yaşam veren kutsama ile ilahi kutsama veren ve şimdi de su ve Ruh’la aydınlatılmış kuluna yeni bir yaşam vermekten hoşnut olan ve bilerey veya bilmeyerek işlemiş olduğumuz günahların bağışlanmasını sağlayan” Allah’a şükreder.
Şam’lı Aziz Yuhanna kimdir?

Aynı zamanda da “Altın damlayan” anlamına gelen “Chrysorrhoas” olarak da bilinen Aziz Yuhanna, Şam’da doğmuştur ve Kudüs’ün güneydoğusunda bulunan Mar Saba manastırında büyümüştür. İsim günü 4 Aralık’tır. Kendisi özellikle “Exposition of the Orthodox Faith” (Ortodoks İnancının Açıklanması) eseriyle, Hristiyan-Müslüman diyalogundaki katkılarıyla ve İkonaları savunduğu yazılarıyla 787 yılında yapılan 7. Ekümenik Konsili’ndeki (2. İznik Konsili) katkılarıyla bilinir, ve kilisenin en önemli ve büyük azizlerinden birisidir.

Şam’ın Müslüman yönetimi altında yetişmiş olmasına rağmen, bu durum kendisinin ya da ailesinin Hristiyan inancını etkilememiş ya da kendisine büyük saygı duyan Müslüman hemşerileriyle arasında herhangi bir sıkıntıya neden olmamıştır. Öyle ki, babası, Suriye’nin vergi dairesinin başı olan Halife Abdülmelik’in baş mali memuru olarak yüksek bir kalıtsal kamu görevine sahipti. Babasının ölümünden sonrasında da Aziz Yuhanna Halife Abdülmelik’in baş mali memuru olmasının yanı sıra aynı zamanda da baş konsey üyesiydi.

Bu durum ikonoklazm zamanında değişmiştir, o dönemin Roma İmparatoru “İsaur’lu” 3. Leon ikonoklazm fermanını yayınladıktan sonra buna tepki olarak Aziz Yuhanna İkonaları savunan 3 yazı yazmıştır. İmparator’a karşı yazı yazmakla kalmayıp aynı zamanda da basit bir dille ikonaların kilisede kullanımlarını savunmasından dolayı itibarı Roma İmpatatorluk’ta yayılmıştır. Buna karşın 3. Leon, Aziz Yuhanna’nın imzasını kullanarak sahte bir mektup üretip bunu Abdülmelik’e göndermiştir, Aziz Yuhanna’nın itirazlarına rağmen, görevinden alınmakla kalmayıp sağ eli kesilmiştir.

Aziz Yuhanna Meryem Ana’nın bir ikonası önünde hararetle dua ettikten sonra eli mucizevi bir şekilde iyileşmiştir. Bu noktada halifenin onun masumiyetine ikna olduğu ve onu eski görevine iade etme eğiliminde olduğu söylenir. Ancak Yuhanna daha sonra Kudüs yakınlarındaki Aziz Sabbas Manastırı’na çekilir ve burada Oktoechos (Kilise’nin sekiz tondan oluşan ayin kitabı) ve İlk Kilise Atalarının dogmatik yazılarının bir özeti olan “An Exact Exposition of the Orthodox Faith” (Ortodoks İnancının Açıklanması) da dahil olmak üzere bir dizi yorum, ilahi ve iman savunması üzerine yazılar yazmaya devam eder.

Şam’lı Aziz Yuhanna, “Exposition of the Orthodox Faith” (Ortodoks İnancının Açıklanması)’ın 4. Kitabından:

9. Bölüm: İman ve Vaftiz Hakkında.

Günahların bağışlanması ve sonsuz yaşam için tek bir vaftizi ikrar ediyoruz. Zira vaftiz Rab’bin ölümünü beyan eder. Kutsal Resul’ün dediği gibi, gerçekten de “vaftiz vasıtasıyla Rab’le birlikte gömüldük” (Koloseliler 2:12). Öyleyse, Rabbimiz herkes için bir kez öldüğüne göre, biz de O’nun için bir kez vaftiz ediliriz ve Peder ve Oğul ve Kutsal Ruh’a doğru imanında eğitildiğimizde, Rab’bin Sözü uyarınca, Peder ve Oğul ve Kutsal Ruh’un adıyla vaftiz olmalıyız (Matta 28:19). O halde, Peder, Oğul ve Kutsal Ruh’a yani üç şahısta tek bir ilahi doğa olduğu öğretildikten sonra yeniden vaftiz edilenler, kutsal Resul’un dediği gibi, Mesih’i yeniden çarmıha germiş olurlar “Çünkü bir kez aydınlanmış olanların tövbe etmek üzere kendilerini yenilemeleri olanaksızdır, der; çünkü onlar Mesih’i yeniden çarmıha gererler ve O’nu açıkça utandırırlar” (İbraniler 6:4). Ama Kutsal Üçleme adına vaftiz edilmemiş olanların yeniden vaftiz edilmeleri gerekir. İlahi Resul, “Mesih’e ve O’nun ölümüne vaftiz edildik” (Romalılar 6:3) demesine rağmen, vaftiz çağrısının bu sözlerle olması gerektiğini değil, vaftizin Mesih’in ölümünün bir simgesi olduğunu kastetmektedir. Çünkü vaftiz, üç kez suya batırılmakla, Rabbimiz’in mezara konulduğu üç güne işaret eder. O zaman Mesih’e vaftiz, imanlıların O’na vaftiz oldukları anlamına gelir. Eğer bize Peder, Oğul ve Kutsal Ruh’a iman etmemiz öğretilmemiş olsaydı, Mesih’e iman edemezdik çünkü Mesih “Yaşayan Allah’ın Oğludur” (Matta 16:16) ve Allah’ın Kutsal Ruh’la meshettiği Oğul’dur (Resullerin İşleri 10:38) Kutsal Davut’un sözleriyle “Bunun için Allah, senin Allah’ın, Seni arkadaşlarından ziyade meserret yağı ile meshetti.” (Mezmur 45:7). Yeşaya da İsa Rab’bin kişiliğinde konuşarak şöyle der: “Rab’bin Ruhu üzerimdedir, çünkü O beni meshetti” (Yeşaya 61:1). Bununla birlikte Mesih kendi öğrencilerine yapılması gerekilen duayı öğretti ve şöyle dedi: “Onları Peder’in, Oğul’un ve Kutsal Ruh’un adıyla vaftiz edin” (Matta 28:19). 

Mesih bizi çürümezlik için yarattığından ve biz O’nun kurtarıcı buyruğunu çiğnediğimizden, kötü olan ölümsüz olmasın diye bizi ölümün çürümüşlüğüne mahkûm etti ve merhametinden ötürü kullarına tenezzül edip bizim gibi olduğunda, kendi çilesi aracılığıyla bizi çürümüşlükten kurtardı. Kutsal ve lekesiz yanından bizim için bağışlanma pınarı akıttı (Yuhanna 19:34), yenilenmemiz, günahtan ve çürümüşlükten arınmamız için suyunu ve sonsuz yaşamın rehinesi olarak içmemiz için kanını akıttı. Ve bize, dua ve yakarış yoluyla, Kutsal Ruh’un suya yaklaşmasıyla, sudan ve Ruh’tan yeniden doğma buyruğunu verdi. Çünkü insanın doğası iki katmanlıdır: Beden ve ruh, bu nedenle de bize su ve Kutsal Ruh’tan oluşan iki katmanlı bir arınma bahşetmiştir: Kutsal Ruh, içimizde O’nun suretine ve benzerliğine uygun olan kısmı yeniler; su ise Kutsal Ruh’un lütfuyla bedeni günahtan arındırır ve çürümekten kurtarır; su gerçekten de ölümün simgesini ifade eder, ama Kutsal Ruh yaşamın özünü verir.

Başlangıçtan beri Allah’ın Ruhu suların yüzü üzerinde hareket etti (Yaratılış 1:2). Kutsal Kitap suyun arındırma gücüne sahip olduğuna bir kez daha tanıklık eder (Levililer 15:10). Nuh’un zamanında Allah dünyanın günahını suyla yıkadı (Yaratılış 6:17). Yasa uyarınca kirli olan herkes suyla arınır, giysileri bile suyla yıkanır. Hz. İlyas, su üzerine dökerek kurbanını yaktığında, Ruh’un suyla karışan lütfunu gösterdi. Ve neredeyse her şey yasaya göre suyla arındırılır; çünkü gözle görülen şeyler düşünceyle ilgili şeylerin sembolleridir. Ancak yenilenme, Ruh’ta gerçekleşir: Çünkü iman, yaratılmış varlıklar olan bizi Kutsal Ruh vasıtasıyla Allah’ın oğulları ve bizim başlangıçtaki kutsanmış halimize geri getirme gücüne sahiptir.

Bu nedenle, günahların bağışlanması vaftiz yoluyla herkese aynı şekilde verilir: ama Ruh’un lütfu iman ve önceki arınmayla orantılıdır. Şimdi, gerçekten de, Kutsal Ruh’un ilk meyvelerini vaftiz yoluyla alırız ve ikinci doğum bizim için başka bir yaşamın başlangıcı, mührü, güvenliği ve aydınlatmasıdır.

O halde bize düşen, kusmuğuna dönen köpek gibi (2. Petrus 2:22) kendimizi yeniden günahın kölesi yapmamak için, bütün gücümüzle kendimizi kirli amellerden arındırmaktır. Çünkü amellerden yoksun iman ölüdür, aynı şekilde imandan yoksun işler de ölüdür. (Yakup 2:26) Çünkü gerçek iman amellerle kanıtlanır.

Şimdi Kutsal Üçleme’ye vaftiz ediliyoruz, çünkü vaftiz edilen şeylerin bakım ve devamlılıkları için Kutsal Üçleme’ye ihtiyaçları vardır ve Kutsal Üçleme’deki üç şahıs, biri diğeriyle birlikte mevcut olmaktan başka türlü var olamazlar, çünkü Kutsal Üçleme bölünmezdir.

Ayrıca Kutsal Ruh, vaftizimizin ilk meyvelerini gösteren ve bedeni onurlandıran bir güvercin olarak bedensel biçimde indi: çünkü bu bile, yani beden, ilahlaştırma yoluyla Allah’tı; ve ayrıca güvercin eskiden tufanın sona erdiğini bildirmek için kullanılırdı. Ama kutsal Havarilere ateş biçiminde indi: çünkü O Allah’tır ve Allah tüketen bir ateştir (Tesniye 4:24).

Zeytinyağı vaftizde meshedilmemizin ve Kutsal Ruh aracılığıyla bize Allah’ın merhametinin duyurulmasının bir simgesi olarak kullanılır: çünkü güvercinin tufandan kurtulanlara getirdiği zeytin meyvesi buna işaret ediyordu (Yaratılış 8:11).

Hz. Yuhanna elini Efendisinin kutsal başı üzerine koyarak ve kendi kanıyla vaftiz oldu.

Vaftiz olmak için gelenlerin imanları işleriyle kanıtlandığında vaftizi geciktirmek bize yakışmaz. Çünkü vaftiz olmak için hileyle gelen kişi yarar yerine lanet görecektir.

10. Bölüm: İman Hakkında.

Ayrıca, vaftizle birlikte doğduğumuzdan beri üzerimizde taşıdığımız tüm örtüyü, yani günahı üzerimizden attığımızı ve ruhsal İsrailliler ve Allah’ın halkı haline geldiğimizi gözlemleyin.

13. Bölüm: Allah’ın Kutsal ve Mukaddes Gizemleri Hakkında.

Sadece doğamızın ilk meyvelerinin [Yani Hz. Adem ve Hz. Havva] yüksek iyiliğe paydaş olması uygun değildi, aynı zamanda da bunu dileyen herkesin ikinci bir doğumdan gelen nimetin vasıtasıyla mükemmelliğin ölçüsüne ulaşılmasıydı. [İsa Mesih’in] Doğumu (yani beden alması), vaftizi, çilesi ve dirilişi aracılığıyla, doğamızı ilk ebeveynimizin günahından, ölümden ve çürümüşlükten kurtarmış, dirilişin ilk meyvesi olmuş ve O’nun izinden giderek bizlerin de evlat edinilme yoluyla O’nun doğası gereği sahip olduğu şeylere (Romalılar 7:17) paydaş olmak amacıyla bizi [lütufen] Allah’ın oğullarına, yani O’nun ortak mirascısı olabilmemiz için kendisini yol, örnek ve simge yapmıştır. Bu nedenle, Adem’den doğan bizler nasıl O’nun suretindeysek ve lanetin ve çürümenin mirasçılarıysak, O’ndan doğan bizler de O’nun benzerliğinde olalım ve O’nun çürümezliğinin, bereketinin ve yüceliğinin mirasçıları olalım diye bize ikinci bir doğum [yani vaftiz] verdi.

25. Bölüm: Sünnet Hakkında.

Üstelik bu [sünnet], vaftizin bir simgesiydi. Çünkü sünnet nasıl bedenin yararlı bir üyesini değil, sadece yararsız bir fazlalığını kesip atıyorsa, kutsal vaftizle de günahtan sünnet ediliriz ve günah açıkça, deyim yerindeyse, arzunun yararlı değil, yararsız bir parçasıdır. Çünkü herhangi birinin hiç arzu duymaması ya da hazzın tadını hiç deneyimlememesi mümkün değildir. Ama hazzın yararsız kısmı, yani yararsız arzu ve haz, günahtan sünnet olunmamız için bize verilen kutsal vaftiz, bizi Yahudi olmayanlardan ayırmak için değil (çünkü tüm uluslar vaftiz edildi ve Haç işaretiyle mühürlendi), ama her ulustan imanlıları imansızlardan ayırmak için verilmiştir. Bu nedenle, hakikat ortaya çıktığında, sünnet anlamsız bir görüntü ve gölgeden ibarettir olduğundan sünnet artık gereksizdir ve kutsal vaftize aykırıdır “Çünkü sünnet olan kişi Kutsal Yasa’nın tümünü yerine getirmekle yükümlüdür” (Galatyalılar 5:3). Ayrıca Rab, Yasa’yı yerine getirmek için sünnet oldu; Yasa’yı yerine getirip yerleştirmek için de bütün Yasa’yı yerine getirdi ve Şabat Günü’ne uydu (Matta 5:17). Ayrıca Rab vaftiz edildikten ve Kutsal Ruh insanlara görünüp güvercin biçiminde O’nun üzerine indikten sonra, o zamandan beri ruhsal hizmet, yaşam tarzı ve Göklerin Egemenliği vaaz edildi.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir