İman İkrarının Anlamı

İznik-İstanbul İman ikrarı Birinci ve İkinci Ekümenik Konsillerde formüle edilen ikrardır. Bu ilk iki konsilin (sırasıyla İznik ve İstanbul’da düzenlenen) Kilisenin Kutsal Ataları tarafından çeşitli sapkınlıklarla mücadele etmek için tanımlanmıştır. Bugünkü haliyle iman ikrarı öncelikle İznik konsili (325) sonrasında da İstanbul konsili (381) ile oluşturulmuştur. Birkaç yüzyıl sonra Roma Katolik Kilisesi, Filioque’un eklenmesiyle iman ikrarını tek taraflı olarak değiştirme girişiminde bulunmuş ve böylece Roma ile Kilise’nin geri kalanı arasındaki Büyük Şizmanın nedenlerinden biri olmuştur.

Ortodoks Hristiyan olmak, Ortodoks Hristiyan inancını, yalnız kelimeleriyle değil aynı zamanda da iman ikrarınının anlamını onaylamaktır. Bu iman ikrarı sadece yerel değildir, Kilisenin ortaya çıkardığı ve bütün kilise mensubu olan Hristiyanların yüzyıllar boyunca günümüze kadar uzanan tarihinde açıkça ondan geliştirilen ve onun üzerine inşa edilen her şeyi onaylamak anlamına da gelir.

Bu yazıda özellikle Kutsal Kitap’ı baz alarak iman ikrarını daha da detaylı bir şekilde açıklayacağım.

İman İkrarı

Îman ederim bir Allah’a, her şeye kadir olan Peder’e, göğün ve yerin, bütün görünen ve görünmeyenlerin yaradanına.

Ve bir Rab İsa Mesih’e, Allah’ın biricik Oğul’una, bütün çağlardan önce Peder’den doğmuş olana. Nur’dan nur, hak Allah’tan hak Allah’a, doğmuş olup yaratılmış olmayana, Peder’le bir özde olana, her şeyin O’nun vâsıtasıyla var edilmiş olduğuna. Biz insanlar ve kurtuluşumuz için göklerden inmiş olana ve Kutsal Ruh’tan ve Bâkire Meryem’den beden almış ve insan olmuş olana. Bizler için Pontius Pilatos zamânında Haç’a gerilmiş, cefâ çekmiş ve defnedilmiş olana. Ve kutsal Yazılar’a göre üçüncü gün dirilmiş olana. Ve göklere yükselmiş olana ve Peder’in sağında oturana. Ve dirileri ve ölüleri yargılamak için izzetle tekrar gelecek olana. O’nun ki, krallığının sonu olmayana.

Ve Kutsal Ruh’a, Rab’be, hayat verene, Peder’den çıkana, Peder ve Oğul’la birlikte tapılana ve yüceltilene, Peygamberler vâsıtasıyla konuşmuş olana.

Bir, kutsal, katolik ve resûlî Kilise’ye. Günahların bağışlanması için bir vaftizi ikrar ederim. Ölülerin dirilişini, Ve gelecek çağın hayatını beklerim. Âmin.

Bir Allah, Peder

İman ettiğimiz bir Allah, İsa Mesih’in ebedi Peder’idir. Bütün uluhiyetin kaynağı O’dur1 ve O kimseden doğmamıştır. Bu vesileyle kendisi tenzihtir, yani varlığın ötesindedir, özünde hiçbir başka varlık O’nunla karşılaştırılamaz. Allah gördüğümüz her şeyi yaratmıştır, aynı zamanda da görmediğimiz her şeyi de yarattı, ruhlar ve melekler dahilinde de aynı zamanda var olan kavramları da (örneğin mantık yasaları) O’ndan yaratılmıştır. Peder’e “Tek Allah” demek, Kelâm’ın ve Kutsal Ruh’un uluhiyetini reddetmez, sadece uluhiyetin kaynağının Peder olmasını vurgular, bu onu başka ilahi şahıslardan (Yani Kelâm’ından ve Ruh’undan) farklı kılan bireysel niteliğidir. Yani Peder’in özünde sahip olduğu nitelikler, O’ndan çıkan Oğul ve Kutsal Ruh’un nitelikleriyle tamamıyla aynı çünkü aynı özdendirler, ancak Peder’i Peder, Oğul’u Oğul, Kutsal Ruh’u da Kutsal Ruh yapan şahsi nitelikler birbirlerinden farklıdır.

Ancak öz ve birey (yani şahıs/kişi) aynı şey olmadığından, özü ve şahsı karakterize eden şeyler de aynı değildir.

Nisa Piskoposu Aziz Grigori – Ad Graecos (Greklere)

Allah’ın Peder olduğu sadece Yeni Ahit’te değil, aynı zamanda da Eski Ahit’te de bellidir, Hz. Davut “RAB bana dedi: Sen benim oğlumsun;Ben seni bugün tevlit ettim.”2 der, ve burada Allah’ın bunu söylediği kişi Hz. Davut olsa da, Hz. Davut bu mezmurda gelecekteki Mesih’i, yani Rab İsa’yı temsil ediyor. Bu aynı zamanda da Mesih’in Allah’ın Oğul’u olduğunu gösteren bir ayettir ki Yeşaya da Mesih’in unvanlarından birisi de Allah’tır.3 Süleyman’ın Özdeyişleri kitabındaki Hikmet kendisi hakkında “Dağlar daha yerleştirilmeden;Tepelerden önce ben doğmuştum.” der, İsa Mesih de Allah’ın ebedi Kelâm’ı olarak aynı zamanda O’nun hikmetidir.4 Bir başka mezmurda da Allah, Mesih hakkında “Kudretinin gününde, azizlerinin görkeminde egemenlik seninledir: Seni sabahtan önce ana rahminden doğurdum.”5 bu doğurma, bir annenin doğumu gibi değildir, ya da cinsel bir şekilde, başka birini gerektirecek bir şekilde ortaya çıkan bir doğum değildir, Allah’ile Oğul’un arasındaki olan ve bize gizemli bir şekilde tecelli edilen ilişkiyi anlatmak için kullanılan sembolik bir kavramdır, ancak sembolik olması da bunun gerçek olmasını da önlemez.

Allah’ın Peder olmasının anlamı nedir? Eğer Allah ebediyen Peder’se, ebedi bir Oğul’u da vardır: “Çünkü eğer [Allah] bir Peder ise, kesinlikle bir Oğul’un Peder’idir; ve eğer bir Oğul ise, kesinlikle bir Peder’in Oğul’udur.”6 Allah’ın Oğul’u Allah’tan doğmuş olması dışında hiçbir şekilde Allah’tan farklı değildir.

Allah sadece ebedi Oğul’unun Peder’i değildir, aynı zamanda bizim de Peder’imizidir, ancak “bizi evvelden kendisi için İsa Mesih vasıtası ile oğulluğa takdir etti”7 yani Oğul, Allah’ın doğal olarak biricik Oğul’udur, bizler ise Oğul vasıtasıyla Allah’a evlat ediniliyoruz.

Peder’den Doğan Rab İsa Mesih

Fakat bizim için bir Peder Allah, vardır; her şey O’ndandır, ve biz O’nun içiniz; ve bir Rab, İsa Mesih, vardır; her şey O’nun vasıtası iledir, ve biz onun vasıtası ileyiz.

1. Korintliler 8:6

Allah’tan, bütün çağlardan evvel, yani ebediyen doğmuş olan Kelâm, Allah’ın doğal sureti olarak8 O’nun yansımasıdır, ve Allah’ın özünde sahip olduğu bütün nitelikler aynı zamanda da Kelâm’da da vardır, Allah’tan doğmuş olması haricinde. “Peder’in kendisinde hayat olduğu gibi, böylece kendisinde hayat olmağı Oğula da verdi.”9 yani Oğul’un sahip olduğu ebedi ve ilahi hayat, Peder’den hiçbir şey eksilmeksizin Oğul’a ebediyen verilmiştir ve Oğul’da ne varsa hepsi Peder’dendir.10

Allah’ın Kelâm’ı Allah’la aynı özdedir, ancak ikisi farklı şahıslardır. “KELÂM başlangıçta vardı, ve Kelâm Allah nezdindeydi, ve Kelâm Allah’tı. O, başlangıçta Allah nezdindeydi. Her şey onun vasıtasıyla oldu, ve olmuş olanlardan hiç bir şey onsuz olmadı.”11 Burada değinmesi gerekilen önemli 3 nokta vardır:

  1. Kelâm ebediyen Allah ile birlikte, yani ikisi farklı şahıslardır.
  2. Kelâm da Allah’tır, yani iki şahıs aynı öze sahiptir.
  3. Allah’ın yarattığı her şey Kelâm vasıtasıyla yaratılmıştır. Yani Kelâm yaratılmamıştır.

Bunu, Adem ve Havva örneği ile de anlatabiliriz, İbranice’de Adem aynı zamanda da “insanlık” veya “insan” anlamına da gelir. Bu vesileyle Adem ve Havva hakkında şunu da diyebiliriz: “başlangıçtan sonra Havva vardı, ve Havva Adem (Şahıs) ile birlikteydi ve Havva Ademdi (İnsan)”. Bir kibrit yakıldığında ortaya çıkan ateş vardır, ve bu ateşten ateşin ısısı ve ışığı da ortaya çıkar, nasıl biz ateşın ısısını da, ışığına da ateş diyorsak, ve bunlar eşzamanlı bir şekilde varsalar, Oğul Allah’tan doğmuş olmasına rağmen Allah’la eşzamanlıdır (yani ebedidir) ve O’na da Allah denir.

Allah ile Kelâm’ı aynı özdedir, ancak Allah’ın özü varlığın ötesinde olduğu için Allah’ın özünü bilemeyiz, peki o zaman Allah hakkında nasıl konuşabiliriz? Kayseri Piskoposu Aziz Vasilios “Fiiller çeşitli, öz ise basittir, ama biz Allah’ımızı fiillerinden tanıdığımızı söyleriz, ama O’nun özüne yaklaşmaya kalkışmayız. O’nun fiilleri bize kadar gelir, ama O’nun özü bizim ulaşamayacağımız bir yerde kalır.”12 der, yani Allah’ın fiillerinden (eylemlerinden) Allah hakkında bilgi sahibi olabiliriz: “Allah’ın kudretini, gücünü, bilgeliğini, iyiliğini, üzerimizdeki takdirini ve yargısının adilliğini bildiğimizi söyleriz; ama O’nun özünü bilmeyiz.”13

Allah ile Rab İsa Mesih, Kutsal Kitap’ta bir sürü şeyleri birlikte yapar, mesela Hz. İbrahim’le konuşan Rab, Sodom’u Göklerdeki Rab ile, yani Allah’la birlikte yargılamıştır.14 İsa Mesih’in RAB’BİN bir meleği formunda da gördüğümüz üzere hem Allah’ın başkasına vermediği15 kutsal ismini taşır,16 hem de Allah’la birlikte aynı mubarek kılma gücüne sahiptir.17 Yeni Ahit’te de İsa Mesih Peder ile her şeyi birlikte yaptığını iddia eder, bu ayetlerin bazıları da aşağıdadır:

  • Yuhanna 5:19 “Doğrusu ve doğrusu size derim: Peder’in yapmakta olduğunu gördüğü şeyden başka Oğul kendiliğinden bir şey yapamaz; çünkü o ne şeyler yaparsa, Oğul da onları öylece yapar.”
  • Matta 11:27 “Her şey Peder’im tarafından bana verildi; ve Peder’den başka hiç kimse Oğul’u bilmez; Oğul’dan ve Oğul’un keşfetmeği dilediği kimseden başkası da Peder’i bilmez”
  • Yuhanna 5:36 “Fakat bende olan şehadet Yuhanna’nınkiden daha büyüktür; çünkü Peder’in bana tamamlamak için verdiği bu fiiller, beni Peder gönderdi diye hakkımda şehadet ediyorlar.”
  • Yuhanna 10:38 Fakat yaptığım halde, siz bana iman etmezseniz bile, fiillere iman edin ki, Peder’in bende, ve benim Peder’de olduğumu bilip anlıyasınız.

Biz İnsanlar ve Kurtuluşumuz İçin

Yaratılış’ta Adem’in işlediği asli günah bizim Allah’ın hayatından paydaş olmamızdan atıp çürümeye ve ölüme doğru sürüklemiştir. İsa Mesih kurtuluşumuz için insan oldu dediğimizde, bu sadece çarmıha gerilmesinden ibaret değildir, insan olarak yaptığı birçok başka şeyler de bizim kurtuluşumuz içindir: “Çünkü O’nun bürünmediği şeyi iyileştirmemiştir; ama O’nun Uluhiyetine birleşmiş olan da kurtulmuştur.”18

Ama bu son günlerde kurtuluşumuz için İnsanlığa da bürünen; Bedeninde edilgin, Uluhiyetinde edilgin olmayan; bedende sınırlı, Ruh’ta sınırsız olan; aynı anda hem dünyevi hem semavi, hem somut hem soyut, hem kavranabilir hem kavranamaz olan; kusursuz İnsan ve aynı zamanda Allah olan Tek ve Aynı Kişi aracılığıyla günah yüzünden düşmüş olan tüm insanlık yeniden yaratılabilsin diye insan oldu.

Nenizili ve İstanbul Episkoposu Aziz İlahiyatçı Grigori, 101. Mektup

İsa Mesih, Allah’ın özoğlu olarak bizi Allah’ın evlatlık oğulları olabilmemiz, ve O’nun uluhiyetini bedeni vasıtasıyla paydaş olabilmemiz için insan oldu.19 İsa Mesih uluhiyetinden hiçbir şey kaybetmeden, Allah’ın ahit sandığında tezahür ettiği mevcudiyette olduğu gibi kendi bedeninde de mevcutken aynı zamanda da, uluhiyetinde de her yerde mevcuttu ve mevcudiyetin de ötesindeydi.

Bu vesileyle İsa Mesih’in bedeni ve insan ruhu, Kutsal Ruh tarafından yaratılmıştır ve İsa Mesih bizi kurtaran bedenini “Rabbimizin anası”20 olan Validetullah ve Bakire Meryem’den almıştır ve ondan doğmuştur. Meryem’e “Validetullah” dediğimizde, yücelttiğimiz kişi Mesih’tir, çünkü ondan doğan şahsın herhangi bir insan olmadığı, fakat Allah’ın Kelâm’ı olan İsa Mesih olduğunu söylemiş bulunmakta oluruz. Mısır’dan Çıkış’ın 3. Bölümünde Hz. Musa’nın da şahit olduğu Ateşle yanıp tükenmeyen çalı, Bâkire Meryem’e işâret etmektedir. Çünkü kendisi, içinde Ulûhiyetin korkunç ateşini kabul ettiği halde yanmamıştır.

İsa Mesih insan olarak yaptığı fiileriyle de insan doğasını ilahi lütufla kutsamıştır ki biz O’nun bedenine (yani kilisesine) bedeninin bir parçası olduğumuzda ve Kutsal Ruh içinde gizemlerinde paydaş olduğumuzda bizi de kutsamış olur. Bunun başında da haçta cefa çekip günahlarımızdan ölmesidir. İsa Mesih bizim hastalığımızı kendisine alarak kendisinde imha etmiştir, ve sonrasında ölüler diyarındaki ruhlara vaaz ederek orada iman edenleri de kurtarıp cennetin krallığına götürmüştür.21 İsa Mesih’in ölümü ve günahı kendisinde imha etmesinin tamamlanışıda Ortodoks Hristiyanlığın en önemli bayramı olan Paskalya yani diriliş bayramında kutlanır, ve dualarımızda “Mesih ölümden dirildi, ölümü ölümle ezdi ve mezardakilere hayat ihsan etti (Bağışladı)” deriz.

Bahsedilen “Kutsal Yazılara göre üçüncü gün dirilmiş olana” söylemi de göründüğünün aksine çok önemli bir söylemdir, bu söylem Aziz Pavlus’un Korintos Kilisesine olan ilk mektubunun 15. bölümü ve 4. ayetten bir alıntıdır, ancak Aziz Pavlus bu mektubu yazdığında daha ortada incil yazıları bile yoktu (Aziz Pavlus’un Korintos Kilisesine ilk mektubu 53-54 senelerinde yazılmıştır), her ne kadar Yeni Ahit’te Kutsal Yazı olsa da, Aziz Pavlus’un ve iman ikrarının bahsettiği Kutsal Yazılar Eski Ahit’tir! Eski Ahit’ten İsa Mesih’in çarmıha gerilip yeniden dirileceği hakkında Eski Ahit şunları yazar:

  • Mezmur 22:1;16 ALLAHIM, Allahım, beni niçin bıraktın? Kurtuluşumdan, iniltimin sözlerinden niçin uzaktasın… Çünkü köpekler beni kuşattı; Şerirler takımı çevremi sardılar; Ellerimi ve ayaklarımı deldiler.
  • Yunus 1:17 Ve Yunusu yutmak için RAB büyük bir balık hazırladı; ve Yunus üç gün üç gece balığın karnında kaldı.
    • Matta 12:40 Çünkü nasıl Yunus üç gün üç gece iri balığın karnında kaldı ise, İnsanoğlu da üç gün üç gece yerin bağrında öyle kalacaktır.
  • Hoşea 6:2 İki gün sonra bizi diriltecek; üçüncü günde bizi ayağa kaldıracak, ve onun önünde yaşıyacağız.
  • Mezmur 16:10 Çünkü sen canımı ölüler diyarına terketmezsin; Mukaddesini çürüme görmeğe bırakmazsın.

İsa Mesih’in göğe yükselip Peder’in sağında oturması da manidardır, öncellikle Allah’ın sağ eli Allah’ın gücünü temsil eder, aynı zamanda da Allah’ın sağında olmak O’nun kudretine, mevkisinde, onuruna, ve otoritesinde bulunmaktır, bu yüzden İsa Mesih uluhiyetinde zaten ebediyen Allah’ın sağındadır, ancak dirilişten sonra Allah’ın sağına yükseliyor olması bizi de O’nunla birlikte Allah’ın sağına oturtması demektir.

İsa Mesih’in yeniden geleceğine dair Daniel kitabında “Gece rüyetlerinde gördüm, ve işte, insan oğluna benzer biri göklerin bulutları ile geldi, ve Günleri eski olana kadar geldi, ve onun önüne kendisini yaklaştırdılar. Ve bütün kavmlar, milletler, ve diller ona kulluk etsinler diye, kendisine saltanat, ve izzet, ve kırallık verildi; onun saltanatı geçmiyecek ebedî bir saltanattır, ve kırallığı yıkılmıyacak bir kırallıktır.”22 yazılır. İsa Mesih’in krallığı ebedidir ve O’nun tarafından kurtulanlar da o krallığın bir parçası olacaktır. Bu konuda da Asaf’ın mezmurunda şu yazılır: “Allah kudretliler cemaatinde durur, İlahlar arasında hüküm verir… Ben dedim: Siz ilâhlarsınız, Ve hepiniz Yüce Olanın oğullarısınız.”23 burada bahsedilen “ilahlar” melekler ve azizlerdir, ve Allah ilahi cemaatinde dünyayı onlarla birlikte yargılayacaktır, İsa Mesih havarilerine “İnsanoğlu her şeyin yenilenmesinde, izzetinin tahtına oturacağı zaman, siz ki benim ardımca gelenlersiniz, siz de İsrailin on iki sıptına hükmederek on iki taht üzerinde oturacaksınız.”24 der.

Kutsal Ruh

Kutsal Ruh çok kudretli bir Güç, ilahi ve ulaşılmaz bir Varlıktır; çünkü O diri ve akıllıdır, Tanrı tarafından Mesih aracılığıyla yaratılan her şeyin kutsayıcı ilkesidir. Adil insanların ruhlarını aydınlatan O’dur; Peygamberlerde de vardı, Yeni Ahit’te Havarilerde de vardı.

Kudüs Piskoposu Aziz Kiril, Catechetical İnstructions

Allah’ın Ruh’u, Eski Ahit’te peygamberlere esinlik vermiştir, Allah Yoel Peygamber vasıtasıyla “bütün beşer üzerine Ruhumu dökeceğim; oğullarınız da, kızlarınız da peygamberlik edecekler, ihtiyarlarınız ruyalar görecekler, gençleriniz rüyetler görecekler”25 der, bu kehanet Resullerin İşleri kitabının 2. Bölümünde yani Pentekost gününde gerçekleşmiştir, burada Kutsal Ruh sadece peygamberleri esinlemekten, Kilisede olan tüm Hristiyanları Allah’ın lütfunu veriyor: “Ve armağanların çeşitleri var, fakat ayni Ruhtur. Ve hizmetlerin çeşitleri var, ve ayni Rabdir. Ve fiilllerin çeşitleri var, fakat hepsinde her şeyi yapan ayni Allahtır, Fakat herkese Ruhun izharı menfaat için veriliyor. Çünkü kimine Ruh vasıtası ile hikmet kelâmı, ve diğerine ayni Ruha göre ilim kelâmı, başkasına ayni Ruhla iman; ve diğerine ayni Ruhla şifa mevhibeleri, ve diğerine kudretli işler yapmak; ve diğerine peygamberlik; ve diğerine ruhların temyizi; başkasına dillerin cinsleri; ve diğerine dillerin tercümesi veriliyor; fakat murat ettiği gibi, herkese ayrı ayrı tevzi ederek hep bunları bir ve ayni Ruh işliyor.”26

Allah’ın Ruh’u her şeyi Allah ve Kelâm’ı ile yaratmıştır,27 aynı zamanda da Mesih “Meshedilen” anlamına da gelir, ve Rab İsa Uluhiyetinde ebediyen Ruh’a sahip olsa da, insanlığı Kutsal Ruh tarafından meshedilmiştir:28 “RAB Yehovanın Ruhu üzerimdedir; çünkü hakirlere müjdeyi vâzetmek için RAB beni meshetti”.29 İsa Mesih Yeşaya peygamber aracılığıyla da “Bana yaklaşın, bunu dinleyin: Başlangıçtan beri gizlice söylemedim; vaki olduğu zamandan beri ben oradayım; ve şimdi Rab Yehova ve onun Ruhu beni gönderdi.”30 demiştir, burada Kutsal Ruh’un Allah ile birlikte dünyaya Kelâm’ı yani Mesih’i göndereceğini söylemiştir.

Kutsal Ruh bir başka Oğul, yani Kelâm’ın kardeşi değildir. Aynı zamanda da Kelâm’dan çıkan Peder’in torunu da değildir. Kendisi, Uluhiyetin tek kaynağı olan Peder’in özünden çıkmıştır. Oğul Peder’den doğmuştur, Kutsal Ruh Peder’den çıkmıştır. Oğul ve Kutsal Ruh, Peder’le bir özdedir bu nedenle öze bağlı olan nitelikleri (hikmet, kudret, salihlik, uluhiyet, her şeyi bilmek, her yerde olmak vs.) de birbiriyle hiçbir şekilde bir farkları yoktur, ancak farklı şahıslar oldukları için farklı şahsi nitelikleri vardır: Peder hiçbir kimseden doğmamıştır, ve uluhiyetin tek kaynağıdır, Oğul Peder’den doğmuştur ve her şeyi O’nun vasıtasıyla yapar, Kutsal Ruh Peder’den çıkmıştır ve her şeyi Peder’den Oğul vasıtasıyla kendi içinde olur.31

Kutsal Ruh’un Peder’den çıkması hakikatini İsa Mesih kendisi söyler: “Peder’den size göndereceğim Tesellici, Peder’den çıkan hakikat Ruhu, geldiği zaman, benim için o şehadet edecektir.” Burada İsa Mesih, Kutsal Ruh’un zaman içerisinde Peder ve Oğul’la birlikte gönderildiğini, ancak ebedi varoluşunun sadece Peder’den çıktığını bize öğretir. Bir başka deyişle, Kutsal Ruh şahsi olarak sadece Peder’den çıkar, ama fiili olarak hem ebediyen hem de zaman içinde Peder’den Oğul vasıtasıyla çıkar. Bu nedenle Kutsal Ruh’un Peder ve Oğul’u birbirine bağlayan sevgi olarak düşünülebilir, Peder sevgisini yani Kutsal Ruh’unu ebediyen Oğul’a verir ve Oğul’da o sevgiyi Peder’e geri verir. Kutsal Ruh hem Peder’in Ruh’u hem de Oğul’un Ruh’udur, Kutsal Ruh’un Oğul’un Ruh’u olması üzerine Nissa piskoposu Aziz Grigori “Oğul’a imanla dokunacak olan kişi, dokunma eyleminde önce yağla [Ruh’la] karşılaşmalıdır; O’nun Kutsal Ruh’tan yoksun hiçbir parçası yoktur.” der, bir diğer deyişle Oğul ve Ruh birbirlerini karşılıklı bir şekilde yüceltir, bu yüzden Mesih’e iman etmek Peder’e iman etmektir ve Mesih’e iman etmeyen Peder’e iman edemez,32 aynı şekilde de “Bir kimsede Mesih’in Ruhu yoksa, o adam Mesih’in değildir.”33

Burada Katoliklikle Ortodokslar’ın Kutsal Ruh hakkında önemli bir fark var, Katoliklerin iman ikrarında Kutsal Ruh’un Peder ve Oğul’dan çıktığını söylenir, ancak orijinalinde Kutsal Ruh’un Peder’den çıktığı yazılır, Vatikan’ın kendileri de kabul ettikleri gibi bu eklenti Roma’da 1014 yılında kabul edilmiştir, yani 2. Ekümenik Konsil’den 633 yıl sonra.34 Her ne kadar sözde “Athanasius ikrarı” ve bazı kilise ataları da Kutsal Ruh’un Peder ve Oğul’dan çıktığını iddia etse de, bu çıkış Kutsal Ruh’un varoluşu değil, aksine Kutsal Ruh’un zaman içinde yaratılışa ya da ebediyen Peder’den Oğul’a gönderilmesinden bahsediyordur. Bazıları Kutsal Kitap’tan Vahiy ayetini kanıt olarak göstermeye çalışır “Allah’ın ve Kuzunun tahtından çıkan billur gibi berrak bir hayat suyu ırmağı gösterdi.”35 ve bu ayette hayat suyu ırmağının Kutsal Ruh olduğunu, ve Kutsal Ruh’un Peder ve Oğul’dan çıktığını göstermek amacıyla bu ayeti kullanırlar, ancak bu ayet, vaftiz lütfu hakkındadır, yani Kutsal Ruh’un İsa Mesih’in Yuhanna 15:26’da dediği gibi Peder ve Oğul’dan gönderilmesidir.

“…Varlığını Allah’tan alan ve Oğul tarafından tezahür edilen tek bir Kutsal Ruh vardır”

Niksar Piskoposu “Harikalar Yaratan” Aziz Grigori (213-270), İman Beyanı

Kilisenin Nitelikleri

Bu konu üzerine başka bir yazım olduğundan dolayı bu bölümü özet geçerek yazacağım:

  • Kilise Birdir: Allah nasıl birse, Mesih nasıl birse, Kilise de birdir. İsa Mesih’in tek gelini vardır, o da Ortodoks Kilisesidir.
  • Kilise Kutsaldır: Kilise İsa Mesih’in bedeni olduğundan, İsa Mesih’in doğasında sahip olduğu uluhi nitelikler insan bedeni vasıtasıyla bize aktarılır: “bunlar vasıtası ile siz şehvet ile dünyada olan fesattan kurtulmuş olarak, ilâhî tabiate hissedar olasınız diye, kıymetli ve çok büyük vaitler bize verilmiştir.”36
  • Kilise Katoliktir: Katolik Grekçe bir kelimedir ve bu kelime “Kat” ve “Olon” kelimelerinden oluşur. “Kat” -göre, “Olon” ise bütün demektir, yani Kilise bütündür, ve bütünüyle imana sahiptir. Bu nedenle birden fazla parçalara ayrılan kilise yoktur, tek ve bütün olan bir kilise vardır.
  • Kilise Resulidir: İsa Mesih göğe yükseldikten sonra havarilere Kutsal Ruh’unu kendisinin dünyadaki tamamladığı ilahi görevi ebediyen devam etmesi için bu görevi havarilere vermiştir. Havariler de aldıkları bu otoriteyi kullanarak piskoposlar, ruhbanlar, ve diyakozlar atayıp kiliseler kurmuşlardır. Yani Kilisenin kesintisiz bir biçimde havarilerden başlayan bir zincire sahiptir.

Vaftiz

Vaftiz kurtuluştur,37 ve İsa Mesih bütün herkesi “Peder ve Oğul ve Kutsal Ruh ismile vaftiz eyleyin” der, burada vaftiz tektir, sadece bir kere yapılır ve fiili tektir ancak bu fiil üç şahıs adında yapılır, bu üç şahısın gücü, kudreti, ve kutsama kabiliyeti de aynıdır, bu vesileyle de Peder, Oğul, ve Kutsal Ruh sadece tek isimle vaftiz etmez, aynı zamanda da tek bir uluhiyete sahip oldukları için bir isme sahiptirler: Allah. Bu yüzden Teslis yani Kutsal Üçleme tek Allah’tır.

Vaftiz tektir ve sadece bir kez yapılır, vaftiz birden kez yapmak İsa Mesih’i yine çarmıha germek gibidir,38çünkü Ortodoks Kilisesi içinde ilk vaftizden sonra yine vaftiz etmek Mesih’in günaha ölümünü ve galibiyetini tek bir seferde yapılmasını yetersiz görmektir.

Vaftiz, insanın günahlarından arınması için vardır, vaftiz suyu Kutsal Ruh tarafından kutsanıyor, ve vaftiz edilen kişi Kutsal Ruh’u almış olur. Ancak günahlardan arınmanın da ötesinde, vaftiz Mesih’le yaşama girmektir. İstanbul Başepiskoposu Altınağızlı Yuhanna “Bu nedenle, günahlarla kirlenmemiş olmalarına rağmen bebekleri bile vaftiz ediyoruz ki, onlara kutsallık, doğruluk, evlat edinilme, miras, Mesih’le kardeşlik verilsin ve O’nun üyeleri olabilsinler.”39 der, yani vaftiz bizi Mesih’in bedenini bir parçası yaparak bizi hakiki bir Hristiyan hayatına adım attırır.

Ölülerin Dirilişi

Ölüm nasıl Hz. Adem’in işlediği günahla evrenimize girdiyse, İsa Mesih’in “ikinci Adem” olup ölümü ölümüyle yenmesi de bize ebedi yaşamı vermiştir.40 Hepimiz İsa Mesih’in ikinci gelişiyle ruhumuzdan ayrılmış olan bedenlerimizin tekrar ruhumuzla birleşip ölümden dirilimemizi umutla bekleriz.

Ölümden dirildikten sonra Allah, “Gerek gökte olanları ve gerek yerde olanları, bütün şeyleri, Mesihte birleştireceğini bize bildirdi”41 yani bütün yaratılış Kelâm olan Mesih’te toplanacak, özetlenecek, ve birleşecektir. Bu nedenle de bütün yaratılış İsa Mesih’in Kutsal Ruhu’yla yenilenecek ve yaşayacaktır. Burada cennet ve cehennemin Ortodoksluk’ta olan anlamını, diğer dinlerdeki farkını ortaya koyar: cennet ve cehennem sadece farklı yerler değildir, aynı zamanda da farklı tecrübelerdir.

“[Nisa’lı Aziz Grigori] Cennet ve Cehennem’in Allah’ın bakış açısından değil, insanın bakış açısından var olduğunu öğretir. Bu, insanın seçimine ve durumuna bağlı bir konudur.”

Nafpaktoslu Metropolit Hierotheos, Life After Death (Ölümden Sonra Yaşam)

İsa Mesih insan doğasında geldiği için yaptıkları insan doğasını yani bütün insanları etkiler, İsa Mesih yeniden dirilerek bizi de diriltir, ancak bu herkesin kurtulduğu anlamına gelmez, çünkü bir insanın şahsıyla doğası arasında bir fark vardır: İnsan doğamıza göre hepimiz yeniden diriliriz, ama eğer şahsımızın kalbinde Allah sevgisi yoksa, Allah’ın bütün iyiliğine karşı tecrübemiz bizim için cehennem olacaktır, ama Allah sevgisiyle yaşarsak ve O’nun emirlerini yerine getirirsek, Allah’ın kendisini tecrübe ettiğimizde de bunun mutluluğuyla ebedi bir şekilde yaşayacağız. Allah’ımız yakıp yok eden bir ateş olsa da,42 aynı zamanda da, Hz. Musa’ya yanan ama tükenmeyen çalılıkta belirdiği gibi tüketmeyen bir ateştir. Allah sevgisiyle yaşayıp irademizi şahsi bir şekilde iyiye kullanırsak, biz de Allah’ın iyiliğini tecrübe ederiz.

  1. Bkz. Yakub 1:17 ↩︎
  2. Mezmur 2:7 ↩︎
  3. Yeşaya 9:6 “Çünkü bize bir çocuk doğdu, bize bir oğul verildi; ve reislik onun omuzu üzerinde olacak, ve onun adı: Acip Öğütçü, Kadir Allah, Ebediyet Babası, Selâmet Reisi çağırılacaktır.” ↩︎
  4. 1. Korintliler 1:24 ↩︎
  5. Mezmur 110:3 (Septuagint çevirisinden, Mezmur 109:3) ↩︎
  6. Kudüs Piskoposu Aziz Kiril, Catechetical İnstructions (Benim Çevirim) ↩︎
  7. Efesliler 1:6 ↩︎
  8. Bkz. İbraniler 1:3 ↩︎
  9. Yuhanna 5:26 ↩︎
  10. Bkz. Matta 11:27, Yuhanna 16:15 ↩︎
  11. Yuhanna 1:1-3 ↩︎
  12. Kayseri Piskoposu Aziz Büyük Vasilios, 234. Mektup ↩︎
  13. İbid. ↩︎
  14. Yaratılış 19:24 ↩︎
  15. Yeşaya 42:8 ↩︎
  16. Mısır’dan Çıkış 20:20-21 ↩︎
  17. Yaratılış 48:15-16 ↩︎
  18. Nenizili ve İstanbul Episkoposu Aziz İlahiyatçı Grigori, 101. Mektup ↩︎
  19. Bkz. 2 Petrus 1:4 ↩︎
  20. Luka 1:43 ↩︎
  21. 1. Petrus 3:18-19 ↩︎
  22. Daniel 7:13-14 ↩︎
  23. Mezmur 82:1;6 ↩︎
  24. Matta 19:28 ↩︎
  25. Yoel 2:28 ↩︎
  26. 1. Korintliler 12:4-11 ↩︎
  27. Bkz. Mezmur 33:6 ve Mezmur 104:30 ↩︎
  28. Resullerin İşleri 10:38 ↩︎
  29. Yeşaya 61:1 ↩︎
  30. Yeşaya 48:16 ↩︎
  31. Bkz. Romalılar 11:36 ↩︎
  32. Bkz. 1. Yuhanna 2:23 ↩︎
  33. Romalılar 8:9 ↩︎
  34. https://www.ewtn.com/catholicism/library/greek-and-latin-traditions-regarding-the-procession-of-the-holy-spirit-2349: Rome only admitted it [The Filioque Addition] in 1014 into the liturgical Latin version of the Creed. ↩︎
  35. Vahiy 22:1 ↩︎
  36. 2. Petrus 1:4 ↩︎
  37. 1 Petrus 3:21 ↩︎
  38. Bkz. İbraniler 6:6 ↩︎
  39. St. John Chrysostom, Baptismal Instructions (Benim Çevirim) ↩︎
  40. Bkz. Romalılar 5:12-21 ve 1. Korintliler 15:22;45 ↩︎
  41. Efesliler 1:10 ↩︎
  42. Bkz. İbraniler 12:29 ↩︎

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir